VENEDİK KARNAVALI’NDAN MASKE HİKAYELERİ

Venedik Karnavalı coşkusu devam ederken, karnavalın başrol oyuncuları maskeleri daha yakından tanımaya ne dersiniz?

 

Mimar Sinan Üniversitesi Sahne Dekorları ve Kostüm Tasarımı öğrencileri Merve Yörük, Gülşah Dinçyürek ve Tarkan Akıncı tarafından tasarlanan Venedik Karnavalı maskelerinin her biri ayrı bir hikayeye sahip. Karnaval maskesi olmasının yanı sıra dekoratif olarak da kullanabileceğiniz bu el yapımı maskelerden birkaçının hikayesini kendi tasarımcılarından dinlemeye hazır mısınız?

 

 

DONNA DELL’AMORE (AŞK KADINI)

Kendini her zaman aşka adayan, aşkın içinde sevgi kadar tutkunun da olmasını savunan Donna dell’Amore, dış görünüşüyle bütün erkekleri peşinden koşturan bir kadındır. Hiçbir erkeğin ona istediği aşkı yaşatamayacağını düşünür. Duecento Del Mese ile tanıştığında, Del Mese’nin yüzünün aydınlandığını görünce aşkın büyüsüne kapılır. Birbirleri olmadan yarım kaldıklarına inanan çift, modern aşkın temsilcisi haline dönüşür.

 
 

NOTTE D’ORO (ALTINDAN GECE)

Tanrı ışığa “ol” demeden önce de vardı melekler ve bazıları kendini bu karanlığa adayıp onu güzel ve büyülü kıldılar. İnsanlar karanlık değil de “gece” diyorlarsa sebebi bu meleklerdi, bu iki melekti. Altından bedenleri karanlıkla bir oldu ve bütün güzelliği, gizemi, şehveti ve melankolisiyle gecenin kendisi oldular.

 

 ARCANUM VIOLET (GİZEMLİ MENEKŞE)

XII. YY.’da yaşayan Arcanum Violet, o zamanki zengin ve ihtişamlı hayatların kıyısında kalmış çok güzel ve sevecen bir kadındır. Gerçekte iyi biri olan Violet kız kardeşleri tarafından dışlanmış ve etrafındakilerin ona karşı duruşları nedeniyle bir süre sonra ciddi ve asil görüntüsüne bürünmüştür. Bu kararından sonra Violet, içine kapanmış oldukça gizemli bir kadın olmuştur. Sevgisini ve merhametini her zaman kalbinde yaşamak zorunda kalmış, kimseye kalbini açamamıştır. Günümüzde güç ve asilliğin idol kadınıdır.

 

PAOLO DEL LUCA (YABANCI)

Venedik sokaklarında ıslık çalarak dolaşan Del Luca, sanki birini arıyormuşçasına kendini hayatın telaşına kaptıran insanların yüzüne tek tek bakardı. Hakkında kimsenin bir şey bilmediği ama hemen hemen herkesin hikâyeler uydurduğu Paolo, kimilerine göre öldüreceği adamı arayan bir katil, kimilerine göreyse aşkı bulamayan bir zavallıydı. Oysa her hafta şehir merkezindeki resim galerisine gider muhakkak bir portre satın alarak dönerdi. Aradığı yüze bir gün bu tablolardan birinde rastlayabileceğine inanıyordu. Fakat her gün penceresinin önünden geçtiği Valeria Costo’yu fark etmiyordu. Başını kaldırıp bir kez gökyüzüne baksa görecekti... Bakmıyordu. Oysa aradığı aşk yanı başında onu bekliyordu. Hiç fark edemedi... Aşkın peşinden gitmek için o şehri terk etti.

 

 

Oturum Aç

E-Posta Adresiniz *

Şifreniz *

Şifremi unuttum